3 dk.
04 Ocak 2026
Kadınlarla Erkekler Dini Konularda Muhabbet Edebilir mi?-gorsel
Youtube Banner

Kadınlarla Erkekler Dini Konularda Muhabbet Edebilir mi?

Soru: Kadınlarla erkeklerin dinî konularda muhabbet etmemeleri gerektiği doğru mu?

 

Cevap: Bu meselenin iki yönü var:

 

1-) Öncelikle bir kadınla erkeğin cinsel ya da duygusal anlam taşımayan iletişimleri caizdir. Avukatlık, doktorluk, öğretmenlik, tezgahtarlık, imamlık gibi meslekleri icra ederken ortaya çıkan iletişimler bunun içindedir.(1) Bu bakımdan uzman karşı cinsten ise ona dinî bir soru sormak da caizdir.

 

2-) Öte yandan genç veya bekar yahut evli olsa da zihni kolay dağılan bazı insanlar, kendileri farkında olmasalar bile cinsel enerjinin sevkiyle muhabbet kurmak için ortak bir zemin arayabilir. Bu zemin bazen müzik ve sinema gibi ortak ilgi alanları olur, bazen ders notu bahane edilir. Mesela kişi ders özetini hemcinsinden de alabilecekken bir bahane uydurur, karşı cinsle muhabbete yönelir.

 

İşte din ve dinî konular da bazen böyle bir zemine dönüşebilir. Yani insanlar farkında olmadan karşı cinsle yakınlaşmak için dinî sohbeti, tasavvufu, ilahileri, Ramazanı, mescidin yerini sormayı ve benzerlerini vesile hâline getirebilirler.

 

Genç ve cinsel enerjileri yüksek insanların buna hususen dikkat etmesi gerekir. Aslında çağımızda herkes dikkat etmeli. Ayrıca günaha mübah şeyleri alet etmek günahtır ama günaha dini alet etmek şiddetle günahtır. Nitekim masada bacak bacak üstüne atıp, kapalı hanımların dikkatini çekmek için Mevlânâ’dan dem vuran tipler de bulunur. Bu, gerçekten kötü bir hâl; Allah'a sığınılması gereken bir durumdur.

 

Bu yüzden şeytanın her yönden yaklaşabileceği ve her şeyi günaha ulaşmaya alet edebileceği unutulmamalıdır.(2) Dikkat, teyakkuz ve sınırları koruma hassasiyeti elden bırakılmamalıdır.

 

Dipnotlar

 

1-) Kur’an-ı Kerim’de Peygamber hanımlarına hitaben; "Sözü yumuşak/edalı söylemeyin ki kalbinde hastalık bulunan kimse tamah etmesin; güzel (maruf) söz söyleyin." (Ahzab Suresi, 32) buyurulmuştur. İslam alimleri bu ayetten yola çıkarak fitne endişesi taşımayan, ciddi, vakur ve ihtiyaç ölçüsündeki konuşmaların (maruf söz) caiz olduğu ancak karşı tarafı etkilemeye yönelik yumuşak üslubun sakıncalı olduğu hükmünü çıkarmışlardır. (Bkz. İbn Kesir, İlgili Ayet Tefsiri)

2-) Şeytanın bu stratejisi Kur'an'da kendi diliyle şöyle aktarılır: "Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve sen, onların çoklarını şükredenlerden bulmayacaksın!" (A'râf Suresi, 17). Alimler, şeytanın "sağdan" yaklaşmasını; insanı din, ibadet ve hayırlı işler suretinde görünüp riya veya fitneye sürüklemesi olarak yorumlamışlardır.