4 dk.
03 Mayıs 2023
Her hafta tekrarlanan kampanya: Cuma günü ve gecesi-gorsel
Youtube Banner

Her hafta tekrarlanan kampanya: Cuma günü ve gecesi

Bir hadis-i şerifte buyurulur ki; “Cuma gününde bir zaman vardır ki şayet bir Müslüman namaz kılarken o vakte rastlar da Allah’tan bir şey isterse, Allah ona dileğini mutlaka verir.” (Rasul-ü Ekrem (sas) o zamanın pek kısa olduğunu eliyle işaret ederek gösterdi.)1

 

Yine bazı hadis-i şeriflerde Cuma gecesinde, yani Perşembeyi Cumaya bağlayan gecede Ademoğullarının amellerinin Allah Teala’ya arz edildiği belirtilmiştir ki2 bu da Cuma gününün gecesinin de özel vakitlerden olduğunu göstermektedir.

 

Dolayısıyla Cuma gününün ister gecesinde ister gündüzünde, gizli bir vakitte duaların ekstra bir karşılıkla kabul edilebileceğini, yani bir cins piyango vurması gibi özel bir kabul veya kampanyayla tecelli buyurulacağını Efendimiz (sas) haber vermiştir.

 

Gece vakitlerine özel farklı hadisler de vardır:

Geceleyin öyle bir zaman vardır ki, Müslüman bir kimse o zamana rastlayıp Allah’tan dünya ve ahirete dair hayırlı bir şey dilerse, Allah ona dilediğini verir. Bu her gece böyledir.”3

 

Ebu Umame’den (ra) rivayet olunduğuna göre Allah Rasulü (sas) “Hangi dua daha fazla işitilir/makbuldür.” sorusuna karşılık “Gecenin sonuna doğru ve farz namazların sonunda yapılan (duadır).” buyurmuştur.4

 

Rabbimiz Tebareke ve Teala, her gece, gecenin son üçte biri kaldığı zaman (keyfiyeti bizce bilinmez bir şekilde) dünya semasına iner ve; “Bana kim dua eder ki, onun duasını kabul edeyim! Benden kim bir hacetini ister ki, ona dileğini vereyim! Benden kim mağfiret ister ki, onu mağfiret edeyim! buyurur.”5

 

Yukarıdaki hadis-i şerifler de göstermektedir ki; gecenin son üçte birinde veya o vakitte kalkıp dua etmeye imkan bulamayanlar için de akşamın sessizliğinin indiği vakitlerde edilecek dualara da özel bir teveccüh, özel bir icabet vardır.

 

Bizler dünya işlerinden koptuğumuz, kendi kabuğumuza çekildiğimiz, istenildiğinde sessiz bir köşe bulabileceğimiz vakitlerde, zihnimizi dünya telaşesinden arındırınca aczimiz itibariyle Allah Teala’ya yakınlığımızı daha canlı hissedebilmekteyiz. Allah kullarına her zaman yakındır. Dua ile Allah Teala’ya yaklaşma ise insanın tasarrufundadır.

 

Allah Teala’ya yaklaşma mümin için her an gerçekleşen, bazen kesintiye uğrasa da daha sonra kaldığı yerden devam eden, devam etmesi gereken bir durumdur. Bu noktada şu hadis-i şerifi hatırlamak da gerekecektir: “Mümin kişinin misali, bir sap üzerinde biten taze ekin gibidir. Rüzgar ona hangi taraftan gelirse onu eğer de yaprak diğer tarafa döner, meyleder (fakat o yıkılmaz). Rüzgar dindiğinde yine doğrulur. İşte mümin kişi de böyledir. O da bela sebebiyle eğilir (fakat yıkılmaz). Kafir (veya münafık) kişinin benzeri ise çam ağacı gibidir. Nihayet Allah onu dilediği zaman (bir seferde) kırar, devirir.”6 Dolayısıyla bir mümin, duadan uzaklaştığı zamanlarını Allah’a yakınlaşma ve yönelme anlarında bir kesinti olarak değerlendirmeli ve ilk fırsatta bu kesintiye son verip kaldığı yerden devam etmelidir.

 

Bütün günler Allah Teala’nındır. Ancak biz insanlar arada sırada bazı fırsatları kollayarak, rejime veya spora başlamak isteyenlerin “Bu pazartesi” demeleri gibi “Bu Cuma, bu Pazartesi, bu Perşembe, bu olaydan, bu sıkıntıdan sonra” gibi günleri ve durumları kollayarak Allah’a yönelme adına vesileler ararız. Nitekim hadis-i şerifte böylesi vesileler aramak mümin sıfatı olarak işaret edilmiştir. 

 

Ayet ve hadisler “Müslim” veya “Mümin” sıfatı olarak belirtilen özellikleri içimizden gelmese bile iradi olarak zorlamak yine bizde o sıfatın var olduğunu gösteren bir durumdur. Bazı şeyler tav’an (zorlanmadan), tab’an (doğuştan, tabiat itibariyle), fıtraten, mizacen kolayca yerine getirilir. Ancak bazı insanlar için de kerhen, zorlayarak, iradenin hakkını vererek yapmak o insanlarda Müslim veya Mümin sıfatlarının var olduğunu gösterir. Bu zorlanmalar devam ettikçe de o özelliklerin yerleşmesini, sebat bulmasını, sabit kalmasını sağlar.

 


1 ) Buhari, Cuma, 37; Müslim, Müsafirin, 166

2 ) Buhari, Edebü’l-Müfred, 61

3 ) Müslim, Müsifirin, 166-167

4 ) Tirmizi,

5 ) Buhari 1145, Müslim, 758

6 ) Buhari, Tevhid, 31; Müslim, Münafikin, 58